Fikri GÜL
 Diken ve gülün yan yana durması bizi şaşırtmaz genellikle. En azından beni şaşırtmıyor. Gül nasıl olur da acılara sebep olan bir cismin
yanında serpilir de çıkar değil mi! Diken de aynı şekilde. Hiç umursamaz gülün güzelliğini. “Aman o ne güzel ben de buradan gideyim” demez. Bütün acıtıcılığıyla dikilir gülün karşısına, yanına. İnsan da bir bahçedir aslında.
İçinde gülü temsil eden güzellikler de var, dikeni kıskandıracak iğrençlikler de. Gülle dikenin yan yana varlığı gibi bu zıtlıklar da bahçeye çok yakışır aslında. Bazı bahçelerde dikenin fazla, bazılarında gülün daha çok olması gibi; insanın sinesinde bir rekabet vardır, gül ve dikenin. Bazen gülü temsilen zerâfet ve hasenat öne geçer. Bazen de dikenden daha tehlikeli hodbinlik ve mazarat boy gösterir. Ama mutlaka yan yanadır bu ikisi. Kimsede birisinin yokluğu düşünülemez. Varsa etrafınızda böyle birisi, ikisinden birini içindeki toprağa gömmüştür o. Ama vardır. Oradadır. Gömülüdür toprağa ama oradadır. Her an da baş göstermeye, yeşermeye hazırdır. Uygun şartları bulur bulmaz fışkıracaktır yerinden. Gülün suyu bulması gibi sevgiyi bulunca çıkacaktır incelik ve hoşâmedilik. Dikenin, zehri bulmasıyla yayılması gibi bencillik ve öfke sarıverir her yanı.
Sakın aldanma. Kimse bunlardan yoksun yada mahfuz değildir. Dikenden ırak olan melek, gülden nasibin almayan da şüphesiz şeytandır.
Hepinizin içindeki nâdide gülleri toprağa ölmesi için gömenlerden değil, kalbini saran dikenleri elleri kanlar içinde sökebilen kişilerden olması dileğiyle. 14 10 2007 Okunma: 700
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4 |