BİLGİ BURDA - Bilgi Güçtür - soykırım
Anasayfa
Masaüstü mü ? Dizüstü mü?
 
PC niz ne Marka?
 
Hangi İşletim Sistemini Kullanıyorsunuz?
 
 
Google
 
soykırım PDF Yazdır E-Posta
Doğan Burgazlı

“Katran Kazanında Sterilize”,  yazar Ahmet Uçar’ ın 1. Dünya Savaşında  İngilizlere esir düşen ve Mısır’ daki Seydibeşir kampında (tam ismi "Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampi) üç yıl kalan bir Türk Subayının bu kampta tuttuğu günlüğünden yola çıkarak hazırladığı kitabının adı.

Seksen yıl kadar önce Karaman’lı yedek subay Ahmet Altınay’ın günlüğünü suyüzüne çıkaran yine bir Karaman’lı A. Talat Duru olmuş. Yazar Ahmet Uçar’ın da devreye girmesiyle günümüz Türkçesine çevrilir.

 

 Kitapta sadece günlükteki bilgiler değil, İngilizler’ le yapılan barış sonrası yurda dönen diğer esirlerle yapılan görüşmelerden o günlerde gazetelere yansıyan bilgilere de yer verilmiş. Kitaptaki bilgilere ve o yıllarda yaşanan olaylara gelince..

 

1.Dünya savaşı sonunda imzalanan Mondros Barış(!) (yani İşgal) Antlaşması ile sayıları tam olarak bilinmemekle beraber 200 binden fazla askerimiz(*) itilaf devletlerine (özellikle başta İngilizler olmak üzere) esir düştüğü bilinmektedir. Bu esirlerden 130-150 bin kişi İngilizler’ e bağlı esir kamplarına yerleştirilir. Esir Türkler İngilizler’ in o zaman sömürgesi altında yaşayan Mısır ve Hindistan gibi ülkelerdeki esir kamplarına yerleştirilir.

 

Kanal Harekatında esir düşen Türkler, yoğunlukla Mısır içinde bulunan çeşitli kamplara, Irak cephesinde esir düşenler ise yoğunlukla Hindistan’ daki kamplara gönderildi.

 

Hindistan’ a giden esirlerin bir çoğu buralardaki kötü koşullardan ve salgın hastalıklar yüzünden şehit olurlar.

 

Mısır’ da ise özellikle kitaba konu olan Seydibesir Kampında yaşananlar ise tam bir vahşettir. Bu kamp aslında birbiri ile tel örgüler ve çitlerle ayrılmış birkaç farklı kamptan oluşmaktadır.

 

Almanlar ile farklı kamplara yerleştirilen Türkler çok daha fazla işkence ve zulüm görmüşlerdir . Bunun sebebi öncelikle elbette Türklerin müslüman olması, sonrasında ise kampta İngilizler ile beraber çalışan Ermeniler’ in kışkırtmaları idi.

 

Ermeniler Osmanlıca’ yı iyi bildikleri için bu kamplarda “tercümanlıkta” “kayıt tutma işlemlerinde ” ve “sorgulamalarda” kullanılıyordu. 

 

Türkler burada tam iki yıl boyunca çok zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdiler.

 

Özellikle Ermenilerin kışkırtmaları ile, burada bulunan İngilizler Türklere daha fazla baskı ve şiddet uyguluyorlardı. Savaş bitmişti ama esir Türkleri teslim etmek İngilizler’ in işine fazla gelmiyordu. Bu esir Türkler' in döndükleri zaman “bağımsızlık” için tekrar karşılarına dikileceklerini düşünüyorlardı. Bu yüzden uygulanacak yöntem bu esirleri direkt değil , sağlanacak kötü koşullarla öldürmek ya da savaşamaz duruma getirmekti.  

Açlık, şiddet, işkence, dayak…. Bütün bunlar yetmeyince bu sefer farklı bir yönteme başvuruldu.  Askerlerimiz, salgın hastalıklardan korunma bahanesiyle anadan doğma çıplak bir vaziyette zorla özel hazırlanmış dezenfekte havuzlarina sokuldu. Bu havuzlarda dezenfektan maddesi olarak “krizol” maddesi kullanılmıştı.

 

Krizol maddesi dezenfektan maddesi olarak yaygın olarak kullanılırdı. Fakat bu havuzlar da normalin kat kat üstünde kullanılmıştı. Üstelik vucuda direkt teması sağlanıyordu. Havuza ilk girenlerin acı dolu çığlıkları ile diğer esirlerin hazırlanan tuzağı  anlaması bir oldu. Fakat havuza girmek istemeyen esirleri bu sefer daha şiddetli işkenceler bekliyordu. Bu sebeble binlerce askerimiz dipçik darbeleri ile bu havuzlara zorla sokuldu. 

 

Sudan çıkan askerimiz artık goremiyordu. Cunku gozler yanmisti... Disari cikanlarin halini goren siradaki askerlerimizin direnisleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kor oldu.

Konu Ankara'ya Malta Esir Kampı'ndan dönen Edirne Mebusu Şeref ve Faik beylerin 25 Mayıs 1921 tarihinde TBMM'de yaptıkları konuşmalarla intikal etti. Mısır'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiği bunun faili olan İngiliz tabib, garnizon komutanı ve zabitlerin cezalandırılması için TBMM'nin teşebbüse geçmesi isteniyordu.

TBMM ise, Mısır'daki esir kampında İngiliz doktorlar, tercümanlık yapan Ermeniler, garnizon komutanı ve kamptaki İngiliz askerlerinin 15 bin esiri kasten sakat bıraktıkları için haklarında siyasi takibatın yapılmasının karar altına alır. Fakat daha yeni kurulmuş olan hükümetin bu olayları ne araştırabilecek ne de hesap sorabilecek bir konumu yoktu......

 (*) Harbiye Nezaretindeki Arşiv Kayıtlarına Göre


20 03 2008

Yorum Yazın
İsim:
Başlık:
Yorum:


Okunma: 357

  Yorumlayın

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4

 
< Önceki   Sonraki >