|
Ölümsüzlük, Septisizm ve Mevlevilik |
|
|
|
|
27 10 2008 |
Fikri GÜL
Hafta sonu Güneri Civaoğlu'yla Şeffaf Oda'yı izliyordum. Konukları Deniz Seki ve Ahmet Hakan Çoşkundu. Onlar programda bol bol eğlenirken ben hayallere dalıyor, ruhi gelgitler yaşıyordum.
Kendimi bir an ölümsüzlük, bir an septizim, bir an mevlevilik ruhiyeti içinde hissettim. Güneri Civaoğlu'nun Deniz Seki şarkı söylerken aşka gelmesi, Deniz Seki'yle kol kola dansetmesi beni ölümsüzlük duygusuna gark etti. Bir an "ölüm yok mu acaba" dedim. "Sana, bana sormayacaklar mı Güneri Civaoğlu. Dünya da burdan ibaret değil ki" dedim. Sonra geçen hafta içinde okuduğum bir haber canlandı gözümde. Haber otobüslere "Tanrı büyük olasılıkla yok. Öyleyse endişelenmeyi bırakın ve hayatınızı yaşayın." ilanını yazdırmak için para toplayan İniliz Ateistlerle ilgiliydi. Bu haber kimine göre komedi, kimine göre magazin gelebilir ama bana çok ürkütücü geldi. Bu cümlenin milyonda, hatta trilyonda bir olma olasılığı beni alt üst etti. Sonra gözlerim ekranda arz-ı endam eden Güneri Civaoğlu'na döndü. Kaliteli, yüz yıllık şaraplar içen, kimsenin ismini duymadığı meyveleri yiyen, sabah kahvaltılarını Paris'te, akşam yemeklerini Londra'da yiyenler geldi zihnime. Sonra sessizce mırıldandım; "Allahım iyiki varsın. İyiki varsın Allahım."
Gözlerim ekranın sağında kasım kasım oturan Ahmet Hakan'a ilişti. Eskiden gittiği yolu yeren oraya ait ne varsa bundan tiksinen bir yüz ifadesi vardı çehresinde. "Ben o eski ben değilim" diyordu her edasıyla, mimiğiyle. Sonra bir ses duydum Ahmet Hakan'dan; "Ben haşemaya karşıyım ama pareoya değil."
Neden böyle olur diye düşündüm. İnsan gitiği yolun yanlış olduğundan şüphelenebilir. Hatta o yolun gerçekten yanlış olduğuna da karar verebilir. Ama O yola ait ne varsa kötülemek, küçük görmek, o yolda olup, her şeyin içi yüzünü bilme edasıyla sırıtmak nedendir. Hem haşemaya karşıyım ne demek! Haşema giyen birisini gördüğüm yerde haşemasını yırtar atarım mı demek. Haşemayı sevmiyor olabilirsin ama karşı olmak ne demek! İnsanların dini bazı hassasiyetlerinden dolayı mayolarını uzun yada kısa tutmalarına karşı olamazsın. Pareoya nasıl karşı değilsen buna da olamazsın. Sevmeyebilirsin ama karşı olamazsın.
Şüpheci olmak iyidir. Gittiğin yoldan, inandığın dğerlerden şüphe edebilirsin. Bunun kadar doğal ve akılcı bir yol yoktur bence. Yıllar önce izlediği bir film vardı. İsmi Jan Darc 'tı. Filmin konusundan uzun uzadıya bahsetmeyeceğim. Film Fransa'nın Milli Kahramanı Jan Dark'ın hikayesini konu alıyor. jan Darc bazı rüyalar görür ve kendisinin bir peygamber, bir aziz olduğuna kanaat getirir. Bu ilahi işaret doğrultusunda da Fransızları ingilizlere karşı örgütler ve Fransızlar başarılı olur. En sonunda Jan Darc peygamberlik ve azizlik iddiasıyla hapse atılır. Sonra da idamla yargılanır. İdam edilmeden bir gün önce ilk defa bir aziz yada peygamber olmayabileciğini düşünür. O kadar inanmaktadır ki peygamber olduğuna bundan hiç şüphe etmemiştir. Ama idamından bir gün önce bunu yapmıştır.
Sürekli şüphe etmeli Ahmet Hakan. Şu anda bulunduğun yerden de şüphe etmeli. Şu andaki değerlerinin de bir gün sana saçma, aşağılık ve basit geleceğinden şüphe etmelisin. Ben sürekli şüphe ediyorum. Senden de kendimden de şüphe ediyorum.
Netice Mevleviliğe doğru kanat açmaktan başka çare gelmiyor elimden.
Fikri GüL Bilgi Burda 27 Ekim 2008
27 10 2008 |