![]() |
|||
| Bugün | 59 |
| Dün | 75 |
| 05.06.2007'den beri | 125852 |
| Bayram Kahvaltısı |
|
|
|
| 18 09 2009 | |
Fikri GÜL![]() Bayramlar her zaman neşe katar insana. Hani alış veriş yapınca, çok isteyip te alamadığınız bir şeye sahip olunca hissettiğiniz mutluluk duygusu var ya, bir benzerini de bayramlar da yaşarsınız. Ama birinde maddi bir şeye sahip olmanın geçici hazzı varken diğerinde manevi mutluluğun zirvesinde yıllarca gezersiniz. 2 sene önce almak için yanıp tutuştuğum ve çok sahip olmak istediğim dizüstü bilgisayara kavuşmak beni nasıl da dünyann en mesut insanı yapmıştı. Ama şimdi bilgisayarıma baktığım da o sevinci hissedebiliyorum ne de o neşenin tam nasıl bir hüviyette olduğunu hatırlıyorum. Bayramlar öylemiydi ama. Neşemiz bizi sarar, biz neşemizi sarardık. Köydeki bayramlar dudağımdaki bir bal tadında... Bayram namazına üşüyerek gisiş, ardından annemin hazırladığı muhteşem kahvaltı. Kahvaltı güzeldi ama biz telaşla poşet gözetlerdik. O günün en gözde nesnesi poşetti. "Anne poşet var mı, Anne nolur bi poşet bul" yakarışları kahvaltı sofrasında katıktı büyüklere. Koşuşturarak dışarı çıkardık. Anlaşmış gibi toplanırdık köy evinin önünde. Neşe, sevinç, haz güneşe karşı perdedar, yağmura karşı şemsiye olurdu tepemizde. Yağmur yağsa ne gam. Güneş geçmiş beynimize kimin umrunda. Kapı kapı şeker toplar, kapı kapı neşe dağıtırdık köye. Ben köyü özledim. Topladığım şekerleri, şekerlerin kaplarından yaptığım süsleri, köyümün yolunu, toprağını, gariban dedemi, en çok da onu özledim. Bir bazlamayı eline alıp dağlarda mal güden dedemi özledim. Köydeki bayramları, bayramlardaki safiyeti özledim. Özlem bitmedikçe tadda damağımda kalacak. Fatih Yavuz'un incegiz.com sitesindeki yazısından alınmıştır. 18 09 2009 |
| Sonraki > |
|---|