![]() |
|||
| Bugün | 18 |
| Dün | 69 |
| 05.06.2007'den beri | 110622 |
| Asker İmamlar |
|
|
|
|
Tarih görev yapan imam ve müftüler, cephelerde de çok büyük yararlılıklar göstermişlerdi. Askeri İmamların Tarihi Geçmişi Yeniçeri Ocağı imamına “imâm-ı hazret-i ağa”, “ağa imamı” veya “ocak imamı” denilirdi. Bu makama, ocaktan yetişen, Orta Camii’ndeki müderristen ders alan, Ağa Kapısı Camii’nin beş müezzininden en yetkilisi tayin edilirdi. Ocak imamı bu camide namaz kıldırır ve seferlere yeniçeri ağasıyla beraber katılırdı. Yine onunla birlikte ayda bir defa sadrazamı ziyarete gider, bayramlarda da padişahın muayede merasiminde bulunurdu. III. Selim’in kurduğu Nizâm-ı Cedîd ordusunda uygulanmak üzere hazırlanan Levent Çiftliği Kanunnâmesi’nde her bölüğe birer imam tayin edilmesi, askerlerin cemaatle namaz kılmaları ve Birgivî Risâlesi’ni okumaları hükme bağlanmıştı. Yeniçeri Ocağı’nın II. Mahmud tarafından 1826 yılında kaldırılmasından sonra onun yerine kurulan Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye adlı teşkilâta getirilen dinî eğitim tedbirleri ise şunlardı: “Her saf (bölük) için bir mektep açılacak, buralarda her gün Kur’ân-ı Kerîm ve ilmihal dersleri verilecektir. Neferlerin beş vakit namazı cemaatle kılmaları için her safa birer imam tayin edilecektir.” Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye alaylarının birinci taburlarında görev yapan alay imamları, din hizmetlerini yürütüp ahlâkî bilgiler veren, cemaate namaz kıldıran, cenaze işleriyle ilgilenen özel üniformalı askerî memurlardı ve görev yaptıkları birliğin her türlü dinî işlerinden sorumluydular. 30 kuruş olan maaşlarına “kisve-bahâ” adıyla 30 kuruş daha zam yapılmış, kılık ve kıyafetleri belli bir nizama sokulmuştu. Protokolde yüzbaşıdan önce kolağasından sonra gelen alay imamları terfi ederek “alay müftüsü” olurlardı. Alay müftülerinin protokoldeki yerleri "alay emini"nin altında ve kolağasının üstünde idi. Tanzimat’tan sonra kadroları lağvedilen “ordu şeyhleri” ise özellikle savaş zamanında askerin moralini yükseltmekle görevli idiler. Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasından sonra kurulmasına çalışılan modern orduda önemli yeri bulunan ve daha sonra da Birinci Ordu’nun temelini teşkil eden “Muallem Bostâniyân-ı Hâssa Ocağı”nın 31 Mart 1827 tarihli nizamnâmesinde belirtildiğine göre, eskiden görevli olan imamlar yeni nizama göre her safa (bölük) yeniden tayin edilecek ve bunlar yetmezse ocağın hâfız-ı kütübü tarafından imtihanla dışarıdan din görevlisi seçilecekti. İmamlar namazların cemaatle kılınmasını sağlayacak, hâfız-ı kütübden ders okuyacak, buna ilâve olarak da askerlere günde birer kere Kur’ân-ı Kerîm ve ilmihal dersleri vereceklerdi. Bu hizmetlerin yürütülmesine bütün zâbitler dikkat göstereceklerdi. Barboros Hayreddin Kalyonu imamı Tataylı Süleymanoğlu Mehmet Efendi... 97. Alay müftüsü İsmail Hakkı Efendi (sol başta en üstte) de yine birliğinin başında şehit olan din görevlilerinden biri idi. Balkan Savaşı'nın sona ermesinden sonra birliğiyle birlikte Doğu Anadolu'ya gönderilmiş; o dönemin şartlarında ailesiyle birlikte tam 2500 km. yol katederek görev yeri olan Van'a ulaşmıştı. Bölgeye gelişinin hemen akabinde Dünya Savaşı'nın başlamış, o da birliği ile birlikte Köprüköy/Erzurum cephesinde Ruslar'la savaşırken 21 Şubat 1915 günü şehit düşmüştü... Balkan ve I. Dünya savaşlarında alay müftüsü olarak çeşitli cephelerde vazife yapan Giresunlu Mustafa Zeki Kurdoğlu da, Kurtuluş savaşında Garp cephesi fahri vaizi olarak görev yapmış ve takdirnameler almış bir din görevlisiydi... Çanakkale savaşlarında 19. Tümen Komutanı olarak görev yapan Yarbay Mustafa Kemal’in, 18 Mayıs 1915 tarihli emrinde, ertesi gün yapılacak taarruzda kesinlikle uyulmasını istediği emirlerinden bazıları da şunlardı: 1) Belirlenen hücum saatinden evvel düşman tarafından bir hücum vaki olursa, düşman püskürtüldükten sonra bundan istifadeyle karşı taarruza geçilecektir... 2) Baskın, gürültüsüzce, sessiz sedasız ve yalnız süngü ile yapılacaktır. Bombalar ancak düşman mevzileri ele geçirildikten sonra düşmanı tahrip için kullanılacaktır. 3) Birlikler hücum sırasında, çanta ve fazla ağırlıkları geride bırakacaklardır. 4) Tabur imamları birinci hatta bulunacak ve erlerin manevi kuvvetini arttırarak nihayete kadar cesaretlendirip teşvik edeceklerdir. Seddülbahir'deki istihkamlardan birinin mevcudu... Bölük imamı, altta, en başta... Galiçya cephesinde de alay müftüsü Hasan Fehmi Efendi, 17 Eylül muharebesinde birinci hatlarımıza kadar giren Ruslar'a karşı Bahriye teşkilâtında görevli olan “gemi imamları”nın vazifeleri ise harp gemilerinde namaz kıldırmak, askerlere dinî ve ahlâkî bilgiler vermek ve maneviyatlarını yükseltmekti. Alay imamları gibi ulemâdan seçilen gemi imamları da cübbe giyer, sarık sararlardı; kollarında sınıflarını gösteren sırma şeritler bulunurdu. III. Selim’in başlattığı reform hareketleri sırasında da 1804 yılında çıkarılan bir kanunnâme ile üç ambarlı kalyonlara sefere çıkıldığında atama yapılmak üzere bir seferî imam kadrosu konulmuştur. 1846 yılında donanma personeli arasında yirmi dört imam görev yapmaktaydı. 1907-8 tarihli Bahriye Salnâmesi’nden anlaşıldığına göre donanmadaki imamların sayısı 13’ü sınıf-ı evvelden, 1’i sınıf-ı sâniîden ve 20’si sınıf-ı sâlisten olmak üzere 44 idi. Donanmada görevli hıristiyan tayfaların gemilerden âyin maksadıyla ayrılmalarından dolayı bazı firar hadiselerinin meydana geldiğini öne süren kaptan paşa, 31 Ağustos 1847 tarihli başvurusuyla sadâret makamından gemilere papaz tayini için izin istemiş, ancak 6 Ekim 1847 tarihli padişah iradesiyle bu istek reddedilmiştir. “Ey Tanrım, senden ahdini, vaat ettiğin yenme yardımını dilerim. Yarab, sen olmasaydın biz doğru yolu bulamazdık; sadaka veremez, namaz kılamazdık. Bize güç ve kudret ver. Düşman ile karşılaştığımız zaman bizim direnme gücümüzü artır. Çünkü düşman bize zulüm etti. Üzerimize geldi. Fitne verince biz ondan çekindik. Ey Kuranı indiren Tanrı, ey hesabı çabuk olan Allah, bu düşman topluluğunu yok et. Ey Allah’ım, düşmanı kır. Düşmanları yerinden oynat. Bizim karşımızda duramasınlar. Biz senin kullarınız. Onlar da senin kullarındır. Biz de senin elindeyiz. Onlar da senin elindedir. Ey Tanrım düşmanları Kahreyle ve bizi muzaffer kıl. Amin..." [Harp Tarihi Arşiv no:6/358, Harp Ceridesi 19] KAYNAKÇA Mahmud Şevket Paşa - Osmanlı Teşkilat ve Kıyâfât-i Askeriyyesi, İstanbul 1325 İ. Hakkı Uzunçarşılı - Kapukulu Ocakları, Ankara 1984 İsmet Polatcan - TSK İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliği Askeri Ceza Kanunu, İstanbul, 1986 Ali İhsan Gencer - Bahriye’de Yapılan Islahât Hareketleri ve Bahriye Nezâreti’nin Kuruluşu: 1789-1867, İstanbul, 1985; a.mlf., Türk Denizcilik Tarihi Araştırmaları, İstanbul, Türkiye Denizciler Sendikası, 1986 İdris Bostan - Osmanlı Bahriye Teşkilâtı: XVII. Yüzyılda Tersâne-i Âmire, Ankara, 1992 Kasım Ener - Çukurova Kurtuluş Savaşı’nda Adana Cephesi, Ankara, 1996 Mustafa Sabri Sözeri - “Dünya Ordularında Din Terbiyesi ve Teşkilâtı”, İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü Dergisi, sy. 2 İstanbul 1964 Ali Birinci - “Birgivî Risâlesi: İlk Dinî Kitab Niçin ve Nasıl Basıldı?”, Türk Yurdu, sy. 112, İstanbul 1996 Abdülkadir Özcan - “Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye”, TDV İslâm Ansiklopedisi; a.mlf., “Hassa Ordusunun Temeli Mu’allem Bostaniyân-ı Hâssa Ocağı Kuruluşu ve Teşkilatı”, İÜEF. Tarih Dergisi, XXXIV (1983/1984) Mehmet Zeki Pakalın - Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, İstanbul: 1971 Ziya Kazıcı - “Alay” - TDV İslâm Ansiklopedisi, I Faruk Tut - Osmanlılar’da İmam-Hatiplik Müessesesi, Y. Lisans Tezi, 1991, Marmara Üni.Sos. Bil. Enstitüsü Bnb. Halis - Çanakkale Raporu, İstanbul 1975 Mustafa Birol Ülker - “Askeri İmamlar”, Tarih ve Medeniyet Dergisi, yıl:6/sayı:61, Nisan 1999, “Askeri İmamlar”, Tarih ve Düşünce Dergisi, sayı:37, Mart 2003 Kemal Beydilli - Osmanlı Döneminde İmamlar ve Bir İmamın Günlüğü, İstanbul 2001 Bahriye Salnâmesi, İstanbul 1323 (Matbaa-ı Bahriye) Deniz Kuvvetleri Ordu Kıyafet Kararı :I.Kısım, İstanbul, 1960 (Deniz Basımevi) Osmanlı Askeri Teşkilât ve Kıyafetleri (1876-1908), İstanbul 1986 (Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı Yayınları) Donanma (Mecmuası), sy. 41:-89, 15 Nisan 1915 Harb Mecmuası, I/9, Receb 1334/Mayıs 1332; II/16, Rebîülâhir 1335/Şubat 1332; II/17, Cemâziyelevvel 1335/Mart 1333 İrade-i Milliye, 7 Ekim 1919 “Sunay, Cevdet”, Büyük Larousse, XXI Birinci Dünya Harbi VII nci cilt Avrupa cepheleri; 3.Kısım (Makedonya Cephesi), Ankara 1967 Mustafa Birol ÜLKER 03 07 2007 |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|